Boşanma

          Evlilikte, 18′inci yüzyılın sonlarında başlayıp 21′inci yüzyıla kadar devam eden değişim, boşanma olgusunu da ortaya çıkarmıştır. Günümüzde evlilikler, evliliği bir işbirliği olarak görme eğiliminden farklı olarak, mutluluk kaynağı olarak algılanmakta ve aşk bittiğinde evliliği sona erdirmek tercih edilmektedir.

     Boşanma, yasal olarak evlilik bağının sonlandırılmasıdır. Konu hakkında çalışan kuramcılar boşanmanın birçok alt boyutunun olduğunu savunurlar. Söz konusu kuramlara göre boşanma yalnızca hukuki düzlemde değil duygusal, ekonomik, sosyal ve toplumsal alanlarda da gerçekleşir ve bir olaydan çok bir süreçtir. Dünya ve ülkemizde boşanma oranı hızla artmaktadır.

     Başlayan her evliliğin sürmesi herkes tarafından istenen bir durum olmakla beraber, yaşamın bir ya da iki taraf için çekilmez hale gelmesi durumunda evliliği sürdürmektense boşanmak daha iyi bir yol olabilmektedir. Bu süreçte önemli olan hem çiftin hem de çocukların boşanma sürecinden en az zararla çıkmasıdır. Boşanma danışmanlığının, boşanma sürecinde psikolojik sorunlar yaşamayı önlemek, ortaya çıkan yas ve kayıpla baş edebilmeyi sağlamak, çocuklara nasıl açıklanacağını ve boşanmadan sonra çocuklara nasıl davranılması gerektiğine dair anne ve babayı eğitmek gibi amaçları vardır.

     Son yıllarda evlilik danışmanlığının yanı sıra sağlıklı boşanma danışmanlığı da önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle gelişmiş ülkelerde boşanma arabuluculuğu (Divorce Mediation) kavramı hızla yaygınlaşmaktadır. Boşanma arabuluculuğunun temel amacı tek bir tarafın isteklerinin karşılandığı, diğer tarafın kaybettiği (Kazan-Kaybet) bir sonuca ulaşmak yerine, iki tarafında gerçek ihtiyaçlarının karşılandığı ve iki tarafında kazandığı (Kazan-Kazan) bir ortak sonuca ulaşmaktır. Çünkü taraflardan yalnızca birinin kazanması diğer tarafta öfke ve hayal kırıklığına yol açmaktadır. Oysa ki özellikle ortada çocuk olması durumunda her iki tarafta bir biri ile görüşmek zorundadır (çocukların düğünü, hastalığı vb) en nihayetinde anne babalar sadece birbirlerinden boşanmaktadır, çocuklarından değil. Bu nedenle tarafların iletişiminin devam etmesi son derece büyük önem taşımaktadır.

     Boşanma arabuluculuğu ayrılık ve boşanmayı takiben duruşma salonu mücadeleleri olmaksızın çocukların bakımıyla ve boşanmayla ilişkili uyuşmazlıkların çözülmesi yoludur. Bu süreç, anne ve babaların ayrılık ve boşanma sürecinde karşılaştıkları problemlere çözüm bulmalarına yardımcı olur. Arabuluculuk için başvurulan kişinin bu konuda özel bir eğitim almış olması gerekmektedir. Arabulucunun hem hukuk hem de psikoloji alanında bilgi sahibi olması gerekmektedir.

    Bohannan (1968); boşanmanın 6 paralel süreçten (istasyondan) oluştuğu görüşündeydi. Bu aşamalarda yaşanan güçlükler, farklı zamanlarda ve farklı şiddetlerde oluşmaktadır. Bu 6 yaşantı veya istasyon şunlardır:

  1. Duygusal boşanma (Emotional divorce)
  2. Hukuki boşanma (Legal divorce)
  3. Ekonomik boşanma (Economic divorce)
  4. Anne-baba olarak (ebeveyn) boşanma (Co-parental divorce)
  5. Toplumsal boşanma (Community divorce)
  6. Ruhsal boşanma (Psychic divorce)

Psikososyal Süreç Olarak Boşanma

Boşanmanın psikososyal analizi en ayrıntılı bu modelde yapılmıştır. Kessler’in analizleri (1975); çeşitli evreleri yaşayan yetişkinlerde yaptığı klinik çalışmalara dayanmaktadır. Kessler boşanmayı psikolojik süreç olarak 7 emosyonel evreye (aşamaya) ayırmıştır:

  1. Gözünü açmak, tatsız olan gerçeği görmek (Disillusionment)
  2. Erozyon (Eresion)
  3. Ayrışma (Detachment)
  4. Fiziksel ayrılık (Physical separation)
  5. Yas (Mourning)
  6. İkinci ergenlik (Second Adolescence)
  7. Araştırma ve sıkı çalışma (Exploration and hard working)

Daha detaylı bilgi için Makaleler bölümüze bakabilirsiniz



Diğer Hizmetlerimiz :

 Bireysel Danışmanlık
 Çift Danışmanlığı
 Cinsel Sorunlar